Kayıtlar

YAZGI

Yağmurlu iğrenç bir sabahtı o sabah Yazgı lanet ediyordu böyle bir köyde uyandığı, ailesinin zoruyla okul gidip geldiği için ne vardı yani  Ayşe ablanın torunu Leyla  toplama yazma biliyorsa? Yazgı'nın bilmesi şart mıydı Leyla şehre iniyordu güzel kokular sürünüyor, güzel kıyafetler alıyordu. Hem Yazgı Leyla'yı hiç sevmezdi ama annesi ve babası bayılırdı ağa torunu olduğu ve şehirde okuduğu için. Yazgı'nın de ona benzemesini istiyorlardı. Okuyup öğretmen olmasını. Ailesi her ne kadar böyle uysal ve diğer köy ailelerine karşın özverili ve modern olsa da gerçi Yazgı bundan da nefret ederdi  Yazgı sinirli sinirli o taşlı bataklık yollardan eve dönmeye çalışırken bir ses işitti on metre gerisindeydi herhalde, Mehmet mi diye düşündü önce, onu korkutmaya çalışıyordu tabi. Ne kadar iyi düşünse de tırsıyordu Melek çünkü bataklıklı yolda bir o vardı.  Arkasını yavaşça dönmek isterken sarı saçlarından çekerek ''Vooahhh korktun muu küçük'' diye biri üstüne atladı. He…

LEYLA!

Resim
Böyle bir şey olabilir mi ya? Kim olursa olsun herhangi bir mahlukun bir çocuğa bunları yaşatması.. Tarif edilebilir bir acı değil. Bir anneye ''Senin  minik. dokunmaya kıyamadığın. her şeyden saklayıp koruma içgüdüsüyle hareket ettiğin kızın/oğlun öldü.'' nasıl denilebilir? ''Senin her tarafına kurban olacağın küçük minik kızının elleri, boynu mosmor Hacer/Ayşe..''nasıl denir? Alçaklar. Bu ülkenin kadınları da  çocukları da kurtuluş savaşından bu yana hep fedakarlıklarıyla bilinir. Peki bu ülkedeki diğer insanlar bu fedakar analar ve çocuklar için ne yaptı? Birileri o gül kokulu anaları hep aşağıladı, dövdü, öldürdü. Birileri kızına tecavüz etti. Yeri geldiğinde Avrupalılara pasaklı diye diye yerin dibine sokuyoruz. Biz çok mu temiziz arkadaşlar?
Bu ülkenin kadınları ve çocukları öyle inanılmaz bir şiddetle bağırıyorlar ki kimse işitemiyor.




Yetti ama!

Resim
 Üüffff!
çok sıkıldık artık. düşünceler arasında boğulan, takıntılı insanlardan, obsesiflerden..
çok sıkıldık kendi çapındaki prenseslerin/prenslerinin dikkat çekme çabasından
e ama sıkıldık artık dünyadaki en büyük dert onun derdiymiş gibi davrananlardan
yıldık artık bencillerden
hiçbir şeyi kendi başına halledemeyen zavallı insancıklardan..
psikoloji de ki '' her insan özeldir'' ilkesini fazlaca benimseyenlerden
çok sıkıldık hayatımızın her döneminde girdiğimiz bu lanet olası sınavlardan
değer yargılarınızdan
ahlakı sadece ''yaşça'' büyüklerin yönetebildiğini düşünülmesinden sıkıldık
rahatça giyinememekten
korkmaktan
parasızlıktan...
çok sıkıldık.
açlıktan, sefaletten, yoksulluktan, cinayetlerden, tecavüzlerden bıktık.
çok sıkıldık her zaman yanlış yaptığımızın
ailesinin, arkadaşlarının, sevgilisinin.. tarafından düşünülmesinden
yıldık bebeğim yıldık.



İSTİSMAR

Şu sıralar gündemde olan bir sorun hakkında yazmak istiyorum. Gerçi kim derman oldu da sen mi olacaksın diyebilirsiniz. Üzgünüm, haklısınız.
 Cinsel istismar evrensel bir sorundur. Bu sorunu yenebilmek hayli bir güç ve fedakarlık istiyor. El birliği ile yenmeyi düşündüğümüz bu ''evrensel'' sorunu ''ulusal'' düzeyde yenebilirsek biraz daha azaltabiliriz öyle değil mi?  Yenmek ise bilinçlenmekle başlar.
 O zaman biraz yakın haberlerden başlayalım diyorum.

21.03.2018
ORTAOKULDA SERİ TACİZCİ ÖĞRETMEN KABUSU
24.03.2018
KIZ ÇOCUĞA CİNSEL İSTİSMAR TUZAĞI
26.03.2018
ENGELLİ ÇOCUĞA İSTİSMAR TUZAĞI
30.03.2018
İLKOKULDA 13 ÖĞRENCİ CİNSEL İSTİSMAR İDDİASI
03.04.2018
77 YAŞINDAKİ SANIĞIN ÇOCUĞA CİNSEL İSTİSMARDAN 34 YIL HAPSİ İSTENDİ

 Bu haberler bana çok sıradan gelmeye başladı. İnkar etmeyin size de öyle.
 Ben yazılar okuyorum videolar izliyorum herkes birbirine atıfta bulunuyor. Siyaset yapmıyoruz burada? Sözde herkes bu konu için uğraşıyor,çabalıyor ama elde olan '&#…

OYSA BİR ABİ TÜM DENİZLERİ GEZMİŞTİ: DENİZ GEZMİŞ

Resim
DENİZ GEZMİŞ


  Deniz Gezmiş 28 Şubat  1947'de  Ankara'nın Ayaş ilçesinde doğdu.  Babası cemil gezmiş ve annesi Mukadder Gezmiş'tir. Fakat öğretmen Cemil Gezmiş'in memuriyeti nedeniyle Deniz Gezmiş çocukluğunu  Sivas/Şarkışla' da geçirmiştir.   Çocukken de  her şeyini paylaşmayı öğrenmişti.  Bir keresinde fırıncı,  Deniz'in eve her gün, birkaç ekmek aldığına dikkat etmiş, durumu merak edip, bunca ekmeği ne yaptıklarını babasına sormuş. Babası araştırınca durumu öğrenmiş.  Meğerse Deniz kendisine çok benzeyen abisi yerine fırına gidiyor, ekmekleri alıp sonra yoksul arkadaşlarına dağıtıyormuş.
''Ben Amerikan emperyalizmine, Sovyet revizyonizmine, Romen soytarılığına, Bulgar dalkavukluğuna karşı bir Türk devrimciyim.''   Ardından liseyi istanbulda okudu. Deniz gezmiş henüz lise yıllarındayken tanıştığı sol görüş ile genç yaşta kendini eylemlerin ortasında buldu. 31 Ağustos 1966 tarihinde Ankara'dan İstanbul'a yürüyen Çorum belediyesi temizlik …

LEYLA İLE MECNUN

Resim
16 UNUTULMAZ LEYLA İLE MECNUN REPLİĞİ


 2011 yılında Leyla ile Mecnun dizisi başladı. Ve baya ilgi çekmişti doğrusu. İlgi çekilmeyecek gibi de değildi. Fakat her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi 2013 yılının haziran ayında bitti. Ben de sizin gibi Mecnun'u, İsmail Abi'yi, Yavuz'u ve Erdal Bakkal'ı unutmadım. Belki de onların bizim sahip olmayı istediğimiz özelliklere sahip olmasıydı bizi bu diziye bağlayan. İçimizi oyan sahnelerde görmüştük, yüzümüzü, sırrımızı.   Unutmayacağımız replikleri derledim.. Buyrun efenim..


















































KUMRAL BİR ÇOCUĞUN YAZ ÖYKÜSÜ BU; KAZIM KOYUNCU

Resim
KÂZIM KOYUNCU

Kâzım Koyuncu, 7 kasım 1971 Artvin doğumlu Laz kökenli geleneksel Karadeniz müziği ile Rock’n’roll müziğini sentezleyerek kendi tarzını oluşturan, kökten Trabzonsporlu türk müzisyendir.
‘’Ben bir müzisyenim, ondan sonra Karadenizliyim; ama hepsinin ötesine bir devrimciyim.’’
Müziğe ortaokulda merak salmış dinlemeye, ilgi göstermeye çalışmıştır ama asıl ilgisini İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesiden ‘’siyasi nedenler’’den dolayı atılmasından sonra kazanmıştır. 1992 sularına geldiğinde profesyonel müzik hayatına Ali Elver ile yaptığı müzik grubunu kurarak atılmış ve bir zaman sonra Lazca müzik yapmak istediğinden ayrılmış fakat rock’tan kopamayıp Mehmedali Barış Beşli ile Zuğaşi Berepe (Denizin Çocukları) adlı başka bir grup kurmuş fakat 1999 yılında dağılmıştır.
-va mişkunan (bilmiyoruz) -igzas (gidiyor) (Mehmed ali barış beşli ile yaptığı albümleri.)


‘’ Ne istiyorum biliyor musun? Şu bana işkence yapan polis var ya, inşallah o, onun ailesi, oğlu kızı burada beni d…